Hızla artan üniversite sayısı,
Öğretim üyelerine hak ettikleri çalışma koşullarının sağlanamamasından dolayı öğretim üyelerinin küstürülüp şevklerinin kırılması,
Nitelikli, dinamik ve genç öğretim üyelerini İstanbul Üniversitesi''nin bünyesine katamama ve Üniversitemizde yaşanan beyin göçü,
Üniversitemizin geleneksel yönetim yapısı ve alt yapı yetersizlikleri,
Vakıf üniversitelerine kaptırılan öğretim üyelerinden dolayı İstanbul Üniversitesi'nde yaşanan kan kaybı,
Hacettepe, ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent üniversiteleri gibi güçlü rakiplerin kaliteli eğitim verme, bilim üretme ve yaymadaki başarıları,
gibi gelişmeler Türkiye'nin ilki, gözbebeği üniversitemizi olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır.
|